25 Ocak 2006

Günce

Fecî bir kar fırtınası, dün geceden beri devam ediyor İstanbul'da.
Memleketin bütün ajansları bunun gelişini adetâ bir felâket olarak verdiler. Medyanın "şuursuzluk yaratmadaki" üstün başarısını biliyoruz.. Bu da onlardan biri.. Herşeyi derin oyunlar ve yalanlar tezgâhından geçiriyorlar.
Medyanın varolması için gereken şey de bu zaten. Felâket duygusunu canlı tutmak!.. Baudrillard, terörü yoketmenin en iyi yolunun -ironik olarak- medyayı terörize etmekten geçtiğini söylüyor bir yerlerde.. Sanırım Çaresiz Stratejilerde olsa gerek.
Neticede felâket falan olmadı. Kar yağmaya devam ediyor. Herkesin altına araba almasına lüzûm yok.. Herkesin altına araba çekmesiyle olmuyor hayat. Olmasın varsın.
Şehirleri ideolojiler biçimlendiriyor.
İstanbul'u biçimlendiren hiçbir şeyin olmaması, şehrin tarihsiz, fikirsiz ve gelceksiz olmasına sebep oluyor.
Deprem olmadan depremin olma ihtimâline dair yazılan senaryolar çoktan olası felâketin boyutlarını aşmış durumda..
Depreme dair yapılan haberlerin medyadaki iktisadî büyüklüğünü hesaplarsak, sanırım olası felâketin büyük bir bölümünü karşılayacaktır..

* * *

"The intellectual effect of the catastrophy is to stop things before they reach their end and to keep them in the eternal suspense of their perishing." (j.b)



Hiç yorum yok: