05 Mayıs 2006

Vızıltılar

aniden baktılar..

birilerinin nefretinden yaratılan kelebekler, karanlık odanın boşluğunda uçuştular..

Aşırı anlamlandırılmış gerçeklikler, bir süre sonra hissizleştiriyor varoluşu.. Bir bakıyorsun aşık oluyorsun, bir bakıyorsun unutuyorsun. Bir bakıyorsun her şey Yalan! Ya da şiddetle tavsiye edilen bir hayatın kenarından azıcık tadayım derken çoktan onanmaz bir salgının ağusuna kapılıvermişsin sen de..
Dilinin ucuna kadar gelen küfrü tuttuğun anda, karşında akıllı uslu görülen yalvaçların ismini soysuzca taşıyan ucûbeler kendilerini adam zannedip, sessizliğinle bir kat daha güçleniyorlar..

herkesin haklı olduğunu zannettiği bir yanı var ya,
alıp bunu kıçlarına sıkıca sokup bir daha düşünsünler!

sırf bu yüzden kelimelerin açtığı yaralardan girip başlıyorum okumaya hayatı yeniden..
sırf bu yüzden menzili belirsiz hikayelere kapılıp gidiyorum..
sırf bu yüzden iltihaplı varlıklarına temas eden tüm böceklerden kaçmaya çalışıyorum..

dilin dibe vurduğu bir an olduğunda çok sık arkama dönüp bakmamayı yeğliyorum. aksi taktirde pek bir şey yazamadığımı farkediyorum. Buranın benim için nasıl bir anlamı oldğunu tam olarak kestiremiyorum. Sadece varlığımı değerlendiriyorum bir şekilde.

Zamana tesadüf eden ne varsa öyle cinsiyetsiz ve öyle lânetli ki.. hiç bir şeyin hesabedilemez oluşu, geleceğin iktisatyoksunu non-existence sanrısı...
ve yine kelimelerden müteşekkil kovuğumda Ben ve Birileri
sessizce buluşmaya devam edeceğiz, kimbilir!..

1 yorum:

özgül dedi ki...

"Aşırı anlamlandırılmış gerçeklikler, bir süre sonra hissizleştiriyor varoluşu"
ondan mıdır tanrıdan önce örümceklere bakmak gerek?
Gerçekten de asıl soru tanrının ne işe yaradığı mıdır?
Yaşasın varoluş kaygılarım