söze yapışan ışık
dudaklarımda danseden bıçak
şehrin uçsuz bucaksız yalnızlığına karşı demlenen kuşku
şu et duvarların gri hücrelerinde
niyetlerin bertaraf edildiği bir mevsimle
usulca süzülüyor
söz kalabalık bir yankı bırakıyor
dibinde unutuşun
hep bilinmezli bir denklemin
kırgın umuduyla soyunup
seyrediyor yok tenini korkak bir lisan…
hazır değiliz
değiliz inan
kahramanlar sıçrıyor kalemime
kalemimde kan sesi…
time traveller
26 Mayıs 2010
14 Mayıs 2010
OLMADIM
antilop da
hem savaş hem antilop ol bana
inanmadım
anlamadım da
hem inanç hem anlam ol bana
yara almadım
öldürmedim de
hem yara hem ölüm ol bana…
13 Mayıs 2010 Perşembe - Feneryolu