10 Mart 2012

BALÇIĞA HİKÂYAT

Tırtıldır ya kiminde Elçi,
dil söner
El durur
bir gelgit olur,
kanatır Rahmini mühürleyerek
bir Sebep seçer:

Olmayı bilmediği için şaşırır.
Şaşkınken ağlar.
Ağlarken anlamaz.
Anlamadığı için büyütür içinde.
İçinden çıktığı yeri unutmayı bilir.
Unutamadığında dokunur.
Dokunduğunda büyüyen şeyler,
Ana kokusuna
benzer.

gelir dile
anlatır
anlatır da anlatır

Dilin Cevheri Arzu,
Kâinatın Ruhu Mâlum.
Şâirin Niyeti Aşk..

Niyete Hikmet gerektiğinden Aşk gelmez beri.
Hikmetine Sualler sorduğundan belki.

sonsuzdur saygısı Balçığa

topraktan gelirken başladık düşünmeye
giderken düşünmemek niye?


serdarileri
onmartikibinonikicumartesisıfırikiyirmisekiz

21 Aralık 2010

durulu/k

1.
En duru günler nerede başlıyor ve insan en çok neden yalan söyleyiveriyor. Sabahların sabah olması halinden öte, can havliyle okşanmış birkaç söz dışında ne kalıyor?


2.
Hırçın. Böylesi olmasını kim isterdi!? Başını ne yana çevirsen “kimse” oluyorsun. Gittikçe yaşlanarak, başkalarına benzeyerek.. En çok da tirtirtitreyerek.
Bedensizleşmekten başka çare yok.
Zamana ayak uydurmaya mı çalışıyorsun? Seninle beraber değilim. Olman gerekmiyor, sadece olduğun yerden takip etsen yeterli.. Neden, iöin rahat etsin diye mi? Belki de.. Belki mi? Neden kendine bu kadar güveniyorsun? Uzun zaman oldu aslında.. Çok.. Özlemedin mi beni? Bilmem, hatırlamıyorum. Beni mi? Özlemeyi.. O da başka bir mesele aslında.. Ne yapacağız?


3.
Doğana ihanet etmeden dik dur.
Kafan karışacak, düşünmemeyi öğreneceksin. Simsiyah olacak sepia.

14 Mayıs 2010

OLMADIM

savaş görmedim
antilop da
hem savaş hem antilop ol bana

inanmadım
anlamadım da
hem inanç hem anlam ol bana

yara almadım
öldürmedim de
hem yara hem ölüm ol bana…

13 Mayıs 2010 Perşembe - Feneryolu