30 Mart 2006

mırıldanışlar - 3

"Onlar"ın dilinden hiçbirşey anlamıyorum artık.. Bunca beklediğimlerin kıyısında köşesinde, varoluşun dipsiz sabırsız hallerine rağmen, nedense başka türlü bir unutuşun sabahından izlere rastlıyorum.
Kimbilir, belki de ben yanılıyorum. Hayatın ne kadar aptalca zevksizlikler üzerine kurulu olduğunu unutuyorum. Tarihi tahrip eden varlıklarından bıktım.
"Onlar"la bir arada yaşamak ne kadar da zormuş meğer.. Keşke bunları daha önce farkedebilseydim.. Maamafih kolay olmuyor insanın böyle şeylerin birden bire farkına varabilmesi.. Hele hele bir de el kadar bir bebek halinde gönderildiğinde, o kadar şuursuz bir duruşu oluyor ki..
Neyse.. Saçmalamak da gerekiyor zaman zaman.. Saçmanın mantığını keşfetmek için yeni yollar keşfetmek gerekiyor..
Bakıyorum da ne kadar tâlihsiz bir Zaman bu hepimiz için!..
"Farkındalık" cehenneminde yaşamak kadar şuursuz bir şey..

Bol bol STRAVINSKY dinliyorum, ne bok varsa!.. İyi geliyor belki.. Ya da tümden cinneti kolaylaştırıyor..
Cinnet işe yarar şeylerle bir arada gelebiliyor.. Cinnet faydalı bir duruma dönüşebiliyor..