Kabahat kimsede değilse, acınmanın da anlamı kalmıyor. Daha önceki tüm inandıklarını çöpe atarak soldan saymaya başla. En çok güncel hayatın basiretsizliği yakacak canını. Unutup geçeceksin onu da nasılsa!
Durup dururken olmuyor tüm bunlar. Bakıyoruz, herkesin kendisine göre bir doğrusu var. Oysa aklın yolu bir değil miydi? Akıl yoksunluğu yaşayan koca Kitlelerin neresinden tutsak dağılıyorsa ne bok yiyeceğiz!?
Kurumsallaşmış ahlâksızlığın hayatımızı ele geçirdiği, yersizköksüzleşmiş bir toplumsal mizansen bu..
Kimsenin kimseye bir şey açıklama lüksü yok ya, rahatça kullanılabilir nesneler haline gelebiliyoruz birbirimiz üzerinde. "İnsan olma" kaygısı değil bu metazori "insancıllaştırma" kargısı! Tahakküm edebilme arzusu.
Kitonyen, doymaz bir Yok-Var'lık!
21 Aralık 2010
Etiketler:
2013,
anlatı,
edebiyat,
felsefe,
istanbul,
kabahat,
katip,
serdar ileri,
serdarileri,
söylem,
söz,
şair,
şiir,
yazın
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
İÇİNDEKİ KAPLUMBAĞALAR
İçindeki kaplumbağaların gülümsediğini duy ve sarılarak uyumaya çalış. Çoğu dudak okur ve rüyalarında konuşurlar. En güzeli, iç dünyaları ço...
-
İçindeki kaplumbağaların gülümsediğini duy ve sarılarak uyumaya çalış. Çoğu dudak okur ve rüyalarında konuşurlar. En güzeli, iç dünyaları ço...
-
kaydığım yer şehirdi, urdu kucağım toprak yüreğim çamur zihnim kızgın taştan seğirtip şehveti muhtaç bir aslanın ağzına tıkıyordu duyulmadım...
-
hadi çağırmayalım birbirimizi biraz çağrılmayalım da uslanalım rengimiz otursun biraz canımız acısın dudaklarımız demlensin bakınca unut...
1 yorum:
http://www.youtube.com/watch?v=Do_HpqILPLo
Yorum Gönder