10 Eylül 2007

..................bakış.............

biriktirdiklerimizin bulanık sularında mıyız
mutluluk mu arıyoruz yoksa kaçışımızın gölgesini mi? uyurken
uyandırıldım... gizli bir güçsatırların sonlarını görmemi engelleyenâdi bir akisbir nakış ve ötesi yokgen
laf ebelerinin mübarek avuçlarında mı dünyaya gelecek Hakikat? hadi canım, bu kadar yalan neden?

ıstırabı hissetmeden büyüyen çocuklar
büyüdüklerinde daha duyarsız ve dayanıklı mı olacaklar ki?!
kim için bu curcuna? kimler duruyor karşımızda?!

içine mi saklandım yoksa dışarısı mı daha güvenli, bilemiyorum.. o dolabın içinde ne var böyle karanlık maddeler falan mı yoksa hizaya getirilmemiş arzularla donanmış bir sessiz ordu mu bu denli korku? nasıl bir akış ki bu dilin tökezlemeksizin kendi varoluşuna doğru yitiveren..

hattı bulanık bir ufka bakarken oldu bunlartuhaf sözcükler
tanımsız timsahlar dansetti ilelebed
ve kılıçlar çekildive kilitlendi ten
artık yağmur yağmıştır artık mutluyuzdur..

...birileri "Gerçek"i biliyorsa ve eğer "Gerçek" bu kadar betonsu bir tabiata sahipse, reddedilince ne diye yok olsun?!?

29 Ağustos 2007

buradaburasın

göreceksiniz ki bu da bir "Oyun" aslında...
tabii
gerçekten görmek isterseniz!
eminim anlayacaksınız
bu da külfetli bir tertib
ki çok bilinmezli denklemlerin tatbiki mümkün olmayan aksi aslında!
bu kiminizi şizofren yapabilirse
ah ne şanslınız ki öylesinizdir
geri kalanı
önüne bakmayanı
oyun'u oyun olarak görmeyeni
çok zararlı bir şey yapar
şirk olur... oluyor... olacak
gibi de görünüyor daha
tövbe et'e yanaşmayınca
ki et de öz'ü anlamayınca
Yol çok sarp
çok sarp Yol
çok Yol sarp
asıp gittiğinde ömrü

bakıldığın anlara hörmetle gülümseyerek öyle derinden

sırf aşk olsun diye
sırf dokunmamak adına
işittiğin nâmeyi
diğerlerinden saklayacaksın
çünkü sen de
Buradasın!


28 Ağustos 2007

HAYAL-ET!

sonuna kadar inat etmemiz gerekiyor..

HAYAL'ETimize sahip çıkıyoruz.. ona çok inanıyoruz.. herkese söyleyecek güzel sözlerimiz olduğuna inanıyoruz.. ne yapalım, Biz böyleyiz! HAYAL-etimizle yaşıyoruz; capcanlı, enerjik, romantik.. evet

biz Baudlaire'i çok seviyoruz.. paris sıkıntısı'ndan "copy" edip istanbul'un en orta yerine "paste" ediyoruz.. biz böyle anlıyoruz...

biz şarkı söylemeyi de çok seviyoruz.. unutmamak için, şiir'in matematiğe dönüştüğü aşkları anlatıyoruz.. hatırlıyoruz!..

biz dostlarımızı seviyoruz.. dilini bilmeden sevdiğimiz şarkılara benziyoruz bazen ama inadına gözlerimizin içine bakıp gülümseyebiliyoruz..

biz hayal görüyoruz..
bunu seviyoruz...

biz en çok Biz'e benziyoruz...

seviyoruz...

05 Haziran 2007